Obezite ve Detoks Tedavileri

Vücudunuz ve sindirim sisteminiz aşırı toksin yüklüyse ve dengesi bozulmuşsa zayıflama deneyimlerinizden netice alamazsınız.Vücut ve organ arındırma diyetleri, detoks programları, nöralterapi ve far-infrared (uzak-kızılötesi) sauna ile bedeniniz toksinlerden arınır ve dengesini kazanırken hem dengeli ve kalıcı zayıflar, hem sağlığınıza kavuşur hem de güzelleşirsiniz.Detoks, vücudumuza çeşitli yollarla giren ve atık madde olarak dışarı atılmayı bekleyen zararlı toksinlerden kurtulmaktır.

Detoks için sağlıklı beslenme önemlidir, böylece bedenimize yeni toksinlerin girmesini engelleriz. Ayrıca kompleks bir süreç olan toksinlerin atılımı sırasında, organlarımıza gerekli besin takviyelerini sağlamış oluruz.Ancak bedenimizde daha önceden oluşmuş toksinlerin etkin bir şekilde atılabilmesi için, arınma organlarımızın desteklenmesi gereklidir. Aksi taktirde yorgun karaciğeri, böbrekleri ve düzenli çalışmayan barsakları olan bir kişi, dolaşıma karışan toksinlerden hızla kurtulamayacağı için BU DETOKS SÜRECİNDEN ZAZAR BİLE GÖREBİLİR.

BİOREZONANS tekniği sayesinde bedeninizi yoran toksinler, elektromanyetik kirlilik(elektrosmog), enfeksiyonlar ve alerjenler tespit edilir.Toksin atılımında görevli başta karaciğer olmak üzere,böbrekler,kalınbarsak,akciğer,deri gibi organlar desteklenir ve detoksa hazırlanır.Ardından çeşitli detoks programları ile de arınma sağlanır.
Ayrıca FAR-İNFRARED SAUNA, derimizi üçüncü bir böbrek gibi çalıştırarak yoğun bir toksin atılımını sağlar ve süreci destekler.

NÖRALTERAPİ uygulamaları ile de, bedeninizdeki sinir ağı düzenlenmektedir. Böylece başta lenf sistemi olmak üzere dolaşım regülasyonu sağlanarak detoksa katkı sağlanmaktadır.

Vücudun Detoks yapmaya neden ihtiyacı vardır?
Birçok insan, solumakta olduğu havadan, içtiği sudan ve özellikle yediği işlenmiş gıdalardan dolayı toksinlere maruz kalmaktadır. Tüketilen gıdalarda bulunan yapay renklendiriciler, tatlandırıcılar, tarımda kullanılan ilaçlar, metaller, hatta vücutta bulunan atık maddeler bile toksinleri oluşturmaktadır.

Vücudumuza Giren Toksinler Nelerdir?


Alkol
Sigara
Fazla miktarda kafein
Besinlere eklenen boyalar, renk maddeleri ve diğer kimyasallar
Besinlere bulaşan cıva, kurşun gibi ağır metaller, hormonlar, antibiyotikler, böcek zehirleri
Çamaşır-bulaşık deterjanlarının artıkları
Egzoz gazları, sigara dumanları ve diğer endüstriyel kaynaklı gazlar, güneş ışınlarının fazlası
Parfümler, kalitesiz kremler
Gereksiz yere kullanılan ağrı kesici, antibiyotik, antidepresanlar gibi ilaçlar, bitkisel bazı ürünler
Ateşte yakılmış ızgaralar, barbeküde pişirilmiş etler
Çoğu fast food ürünler
Derin tavalarda kızartılarak hem lezzeti hem de toksin miktarı artırılan yiyecekler
Kötü üretilmiş pasta, bisküvi, kurabiyeler ve bütün cipsler

Detoksa İhtiyacınız Olduğunu Gösteren İşaretler Nelerdir?

Baş ağrısı, sırt ağrıları, sık sık soğuk algınlığına yakalanmak, yorgunluk, eklem ağrıları, burun kaşıntısı, sinirlilik, deri döküntüleri, öksürük, uyku hali, deri kızarıklıkları, göğüs hırıltısı, gözlerde iritasyon, uykusuzluk, bulantı, boğaz ağrısı, savunma sisteminizde yavaşlama, baş dönmesi, hazımsızlık, boyun tutulması, değişken ruhsal yapı, anoreksiya, sinüslerin tıkanması, anksiyete, ağız kokusu, dolaşım bozukluğu, ateş, depresyon, kabızlık.

Detoks kürlerinin yararları nelerdir?


Enerji artışı,
Yeterlilik ve iyilik hissi
Daha iyi uyku
Dengeli ve düzenli ruhsal yaşam
Kolay konsantrasyon ve kolay hatırlama
Sabah dinçliği
Daha az enfeksiyon, daha güçlü bağışıklık sistemi
Daha az mide, bağırsak ve kalp sorunu
Daha sağlıklı ve genç bir deri
Daha sağlıklı saçlar ve tırnaklar

DETOKS KİMLER İÇİN GEREKLİ?

Herkesin belirli aralıklarla vücudunu dinlendirmeye ve vücudunu temizlemeye ihtiyacı var. Aslında vücutlarımız her gün, özellikle gece ve sabah erken saatlerde, kendisini temizlemeye programlanmıştır. Vücutta toksinlerin tutulmasının iki temel sebebi vardır. Birincisi yiyeceklerde, havada ve suda doğal olmayan çevresel toksinlere aşırı maruz kalmamız yüzünden oluşan, metabolizmanın doğal seviyenin çok üstünde toksin yüklenmesi. Diğeri ise, sağlıksız kişisel alışkanlıklar, aşırı yorgunluk ve hiperaktif modern yaşam stilleri yüzünden zayıflayan sinir sistemi sebebiyle işlemeyen normal atılım sürecidir. Herkesin kendi yaşam tarzına ve ihtiyaçlarına göre değişik miktarlarda ve şekillerde detoksa ihtiyacı var.

NASIL YAPMALI?


İlk önce soluduğumuz hava temiz olmalı. Doğru bir şekilde solunum yapmayı bilmeli, diyaframımızı kullanmayı öğrenmeliyiz.
Kanımızda bulunan oksijen miktarı düşük olmamalı. Aksi takdirde detoks yapamayız çünkü oksijen var olan en etkili antioksidandır. 200 yıl önce atmosferde yüzde 38 oranında oksijen bulunurken bugün sadece yüzde 19 oksijen mevcut.
Yenilenler ve içilenler toksik olmamalı. İçtiğiniz suyun kalitesi çok önemli. İdeal bir diyet uygulandığında dahi içilen suyun ph derecesi ile vücudunuzun asit dengesini bozabilirsiniz. Su, ideal olarak ph 7.35 ile 7.60 değerleri arasında olmalıdır. İçtiğiniz suyun değerlerini bilmiyor ya da belirtilene güvenmiyorsanız, herhangi bir laboratuvara giderek değerleri çok ucuza öğrenebilirsiniz.
Sağlıklı bir vücutta kan ve diğer vücut sıvılarının birçoğu, deniz suyuna benzer şekilde hafif alkaliktir. Alkalik ve oksijen, sağlıklı olmanın ve güçlü bir bağışıklık sisteminin şartlarıdır; bakteriyel, virütik ve mantar kökenli enfeksiyonlar oksijenle yeterince beslenmiş ve alkalik dokularda gelişemezler. Mikropların neredeyse tamamı bu ortamda etkisiz hale gelir.

Demek ki detoks yaparken amacımız; vücut ph sını hafif alkali tutmaya çalışmak ve oksijen oranımızı arttırmak olmalıdır. Bu sonuçları elde etmek için düzenli bir şekilde beslenip, yaşam tarzımızı da değiştirmeliyiz.

Evde Detoks

Detoks'un beslenme ayağında çok çeşitli seçenekler ve programlar söz konusu. Herhangi bir radikal diyet veya uygulamadan önce mutlaka doktora danışmalısınız. Su Orucu, meyve suyu diyeti veya tek tip gıda ile yapılan aşırı programları uygulamadan önce dikkatle düşünün. Çünkü bu tip diyetlerin yarardan çok zararı olabilir.

Beslenme Dışında Toksin Alımını Azaltmak İçin Neler Yapmalıyız?

PİŞİRME METOTLARI: Tükettiğimiz gıdalar kadar önemli bir diğer unsur ise pişirme metotlarımız. Kızartma yapmamaya, yağı aşırı ısıtmamaya özen göstermeliyiz. Haşlama ya da buharda pişirme usullerini tercih etmeliyiz. Ayrıca pişirme yapılan kapların paslanmaz çelik, cam veya porselen olmasına dikkat etmeliyiz.

SABUNLAR VE DETERJANLAR: Gerek bulaşık yıkarken gerekse banyoda kullandığımız sabunların, bitkisel özlerden olmasına dikkat etmeliyiz. Kimyasal katkıları olan ürünlerden kaçınmalıyız.

DENİZ SUYU MUCİZESİ: Denize yakın bir yerde oturuyorsanız ve suyun temizliğinden eminseniz, her gün birkaç damla deniz suyunu içme suyuna damlatarak içmeniz vücut asit dengeniz için son derece yararlı olacaktır. Denizde yüzmenin de tedavi edici özellikleri var ve günde belirli aralıklarla suya girilmesi çok yararlı.

DENİZ VE DAĞ HAVASI: Bu gibi mekanlarda havanın iyonizasyonu ve kalitesi farklı olduğundan, "biraz dağ havası almak" veya " deniz havası solumak" hurafe değil. Sağlık üzerinde oksijen arttırıcı ve denge düzenleyici etkileri var.

DETOKS SAĞLAYAN ÇAYLAR: Başta yeşil çay olmak üzere birçok bitkisel çayın detoks etkisi yüksektir. Papatya, ginseng, ginko biloba, ekinezya, kırmızı pancar, zencefil, meyankökü de toksin arındırıcı özellikleri olan önemli kaynaklardır.

DUŞ VE BANYO: Sıcak suyun ve su ile masajın faydaları büyük. Ayrıca ölü derilerimizden arınarak gözeneklerimizi açtığımız takdirde toksinlerden daha kolay kurtulabiliriz. Cilde kuru fırça ile yapılan masaj kan dolaşımını hızlandırarak, ciltteki oksijen oranını arttırır. Cildimiz ve iç organlarımıza çok yararlıdır. . KOKULAR: Kokular bizim tahminimizden çok daha önemli. Çağlar boyunca çeşitli hastalıklar insanlığı tehdit ederken, bu virüs ve bakterilerden en az etkilenen veya hiç etkilenmeyen grup insan, çiçekler, çiçek suları ve yağlarıyla uğraşanlar olmuş. Kimyasal kokular bu kategoriye girmezler ve zararları da vardır.

VİTAMİNLER: Detoks sırasında, beslenme programınızı ve diğer tedavilerinizi desteklemek için alınması gereken en ideal antioksidan vitaminl ve minareller: magnezyum, çinko, kalsiyum, B vitaminleri, C vitamini, selenyum, A vitamini, E vitamini olarak özetlenir.

İyi bir beslenme programına ilaveten:

Uyanınca: Bir bardak ılık suya bir kaşık limon suyu veya bir kaşık elma sirkesi ekleyerek için. Yemeklerde: Maydanoz ve sarımsak tüketin (tercihen çiğ), ayrıca kırmızı biber ve zencefil (çorbalara katılarak tüketilebilir) de tüketilmesi gerekir. Yemek Aralarında: Papatya, zencefil, ıhlamur, meyankökü gibi arındırıcı çaylar tüketin. Akşam: Papatya çayı rahatlatıcı özelliği ile uyku için de idealdir.

İdeal Beslenme


* Haftada 1 kez vücudumuzu arındırmamız gerekiyor. Örneğin bir gün boyunca sadece evde sıkılmış doğal meyve suyu, içme suyu ve yanında çiğ meyve ve sebze tüketmemiz öneriliyor.

* Bunları sofranızdan kaldırmaya ya da çok ender tüketmeye çalışın. Kırmızı et, şarküteri etler, sakatat, rafine edilmiş gıdalar, konserveler, şeker, tuz, doymuş yağlar, kahve, alkollü içecekler ve nikotin.

* Mümkün olduğunca organik gıda tüketmeye çalışın.

* Sadece filtre edilmiş, mineralleri uygun ve ph düzeyi 7 veya üzerinde olan içme sularından tüketin.

* Yumurta, buğday, süt ve ürünlerini belirli dönemlerde sıra ile yiyin. Hepsini aynı dönemde tüketmemeye özen gösterin.

* Mevsim meyve ve sebzelerini tüketmeye özen gösterin.

* Sofranızda en sık bulunan ürünler: meyve, sebze, yeşillik, tahıl, baklagiller, düşük yağ oranlı süt/yoğurt/peynir, organik beyaz et ve taze balık olmalı.

* Limon asidik olarak düşünülse de, vücudumuz için en ideal asit düzenleyici maddelerdendir ve her gün bir miktar tüketilmesi hararetle tavsiye edilir.

* Doğanın antibiyotiği olan sarımsak, insan yapımı antibiyotikler gibi yan etkileri olmayan muhteşem bir antioksidandır. Belirli aralıklarda sarımsak kürü yapılması tavsiye edilir.

* Bir bağ maydanozu kaynayan suya atıp, suyun altını kapatın ve bu suyu ılık olarak gün içerisinde tüketin, hem klorofil hem de diğer vitaminler açısından ideal detoks ajanı olacaktır.