Kilo Vermek İstiyormusunuz?

Aşırı kilolar, özellikle bayanların korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Her zaman için kontrollü diyeti öneren uzmanlar, kilolarından şikayetçi olanlara bazı ipuçları veriyor.
Uzmanların önerdiği ipuçları şöyle:

• Adaleli olmaya çalışın, çünkü adale daha fazla kalori yakar, hem de 24 saat boyunca.
• Diyet yapmayı bırakın, çünkü diyetlerde sürekli "hırsızlık" yapmak için fırsat kollanır. Yasaklanan şey cazip hale gelir. Kendinize hiçbir şeyi yasaklamayın, yalnız "onlardan" daha az yiyin.
• Kilo vermede başarılı olanlar günde 5 öğün yemek yiyenlerdir. Yani sık yiyin, ama az yiyin. 90'a 10 kuralını takip edin.
• Yediklerinize yüzde 90 dikkat ederseniz, yüzde 10 problem yaratmaz. Bol bol su için, yemek aralarında atıştırmanızı kesecektir.
• Kilo vermeyi hem kendiniz isteyin, hem de kendiniz verin. Birisi sizi sürekli kontrol altında tutarsa, bu iş yürümez!
• Arkadaşınızda başarılı olan bir diyet, sizin için başarılı olmayabilir.
• Kilo verme hedefinizi minik adımlarla gerçekleştirin. Yani 15 kilo vermeniz gerekiyor veya istiyorsanız, ilk etapta 5 kilo vermeyi hedefleyin.
• Akşam yatmadan kendinize sorun: "Bugünkü yediğim içtiğimle hayatımın sonuna kadar bu şekilde yaşayabilir miyim?" Cevabınız hayır ise gerekli değişiklikleri yapın.
• Porsiyonlara dikkat edin! Ne az ne de fazla. 100 gram ise 100 gram.
• Daha çok sevdiğiniz yemeklerde porsiyonlara dikkat edin.
• Yemeğe çıkmamazlık etmeyin ama seçici olun.
• Kendinize uygun, hobi olarak yapabileceğiniz egzersiz seçin. Örneğin, dans etmek.
• Aklınıza yemek yemek geldiğinde, sevdiğiniz başka bir şeyi yapmaya başlayın. Zamanla yemek yemeyi o kadar sık düşünmemenizi sağlayacaktır.
• Eğer seviyorsanız, çikolata, cips, dondurma gibi yiyecekleri almayınız. İlk etapta iradenizi alışverişte gösteriniz. (Bunu şayet porsiyonları kontrol edemiyorsanız yapın!).
• Kullanabileceğiniz 500-600 kalori varsa, en sevdiğiniz yiyecekleri yiyerek bu limitinizi doldurun.
• Yiyecek malzemelerinin teker teker sarılmış veya küçük paketler halinde olanlarından alın.
• Hangi durumların sizi yemek yemeye sevk edeceğini bilip, bunları başka bir şeyler yaparak atlatın.
• Yerken sürekli kendinize sorun: "Sen hala aç mıyım?"
• Yürüyün, bol bol yürüyün. Günün birinde koşmayı da deneyin. Pes etmeyin!
• Kilo verme ile ilgili zorluk çeken fakat sonunda başaran insanlarla ilgili ne bulursanız okuyun.
• Kendinizi nasıl görmek istediğinizi hayal ederseniz, hayal ettiğiniz kişi olursunuz.
• Kilo vermeyle ilgili negatif düşünce veya önerilerde bulunmayın.
• Tartının ne dediği o kadar önemli değildir. Önemli olan nasıl gözüktüğünüz. Kas yağdan daha ağırdır, ama insanı ince gösterir.
• Su, su, su! Bazen susuzluk da açlık olarak yorumlanabilir!
• Canınız mı sıkılıyor, yalnız mısınız, kızgın mı? Unutmayın ki bu tarz modlara yemek yemek çözüm getirmez.

Şişmanlık Riski Böyle Azaltılır

Sağlık Bakanlığı, ülkede şişmanlığın görülme sıklığının gittikçe arttığını ve sağlık üzerindeki etkilerinin ciddi boyutlara ulaştığını bildirdi.

KİMLER ŞİŞMAN

Bir kişinin şişman olup olmadığının belirlenmesi için çeşitli yöntemler olduğu belirtilerek, bunlardan en çok kullanılanın beden kitle indeksine (BKİ) göre yapılan değerlendirme olduğu kaydedildi. Buna göre, bir kişinin kilosunun, boyunun kendisiyle çarpımına bölümünün beden kitle indeksini verdiği bildirildi. Beden kitle indeksi 18.5"in altının zayıf, 18.5-25 arasının normal, 25-30 arasının hafif şişman, 30 üzerinin ise şişman olarak kabul edildiği ifade edilen açıklamada, “Yaş ilerledikçe BKİ değeri kısmen artsa da, bu değer 29"un üzerine çıkmamalıdır” denildi.

UYARILAR

Açıklamada, obezite riskini azaltmaya yönelik şu uyarılarda bulunuldu: Yiyecek alışverişi tok karnına yapılmalı, Yenmemesi gereken ve yüksek enerjili besinler satın alınmamalı, Alışverişe liste hazırlayıp çıkılmalı, Boş zamanlarda yiyecek atıştırmak yerine egzersiz yapılmalı, Öğün atlamadan sık aralıklarla azar azar yemek yenilmeli, Göz önünde yiyecek bulundurulmamalı, Yemekte küçük, salatada büyük tabak, servis yapılırken ise küçük kepçe seçilmeli, Tabağa yenecek kadar yemek alınmalı, Yemekler mümkün olduğunca yavaş ve iyi çiğnenerek yenmeli, Yemek yerken başka aktiviteler yapılmamalı, Akşam yemeğinden sonra bir şey yenmemeli. Fiziksel aktivitelerin artırılması, yemek pişirilirken düşük enerjili olmasına dikkat edilmesi, etli yemeklere yağ konulmaması, yemeklerdeki yağ miktarının azaltılması, kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi, kullanılan yağ ve tuz miktarına dikkat edilmesi ve bol su içilmesi gerektiği de bildirildi.

Sigara Bırakıp Kilo Alanlara Öneriler

Sigara içenlerin sigara içmeyenlere göre daha az iştahlı olduğunu belirten bakanlık, "Bu geçiş döneminde kilo kontrolünü sağlamak amacıyla; acıktığınızda ya da yeme ihtiyacı duyduğunuzda yöneldiğiniz besinlere dikkat edin" uyarısı yaptı.

Bakanlık, sigarayı bırakanlara, "Evde ya da işyerinizdeki çekmecenizde enerji yoğunluğu yüksek besinlerden bulundurmayın Sıcak çikolata yerine süt içmeyi; tatlı yerine meyve yemeyi deneyebilirsiniz. Kalorisi yüksek kuruyemişler yerine kuru meyveleri tercih edin" uyarısında bulundu.

Türkiye'de sigara içmenin yaygın bir alışkanlık ve önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden bakanlık, ülkemizin Avrupa ülkeleri arasında tütün tüketiminde üçüncü sırada, Dünya ülkeleri arasında yedinci sırada olduğunun hatırlattı.

Türkiye'de 17 milyondan fazla kişinin sigara içtiğini ve her yıl 100 bin kişinin sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını kaybettiğinin tahmin edildiğine işaret eden bakanlık, bu sayı trafik kazalarına bağlı ölümlerden 15-20 kat fazla olduğuna dikkati çekti.

Sağlık Bakanlığı, sigarayı bırakmayı takip eden ilk 20 dakika içerisinde vücutta bir takım önemli ve faydalı değişiklikler olmaya başladığını ve sigara içilmediği yıllar boyunca bu değişimin devam ettiğini kaydetti.

Bakanlık, sigarayı bıraktıktan 20 dakika sonra kan basıncı ve nabız sayısının normale döndüğünü, 12 saat sonra kandaki karbon monoksit düzeyinin normal seviyesine düştüğünü, 2 hafta-3 ay sonra kalp krizi geçirme riskinin azalmaya başladığını ve akciğer fonksiyonlarının geliştiğini, 1 ay-9 ay sonra nefes darlığı ve öksürüğün azaldığını, 1 yıl sonra ise kalp krizi geçirme riskinin sigara içen birine göre yarı yarıya azaldığını bildirdi.

Sağlık Bakanlığı, sigarayı bırakanların kilo almaması için şu önerilerde bulundu: "Ancak sigarayı bırakan bireylerde sıklıkla görülen şikayetlerden biri kilo alımıdır. Sigara içenler sigara içmeyenlere göre daha az iştahlıdır.

Bu durum sigara içenlerde yeterli ve dengeli besin seçimini de olumsuz etkilemektedir. Sigarayı bırakma ile birlikte özellikle psikolojik bağımlılığı olan bireylerde aşırı besin tüketimine eğilim görülmekte, kolay tüketilebilir ancak yüksek kalorili besin alımı artmaktadır.

Sigarayı bıraktıktan sonraki ilk 3 gün en zor dönemdir. Özellikle ilk günlerde sigara içme krizinden kurtulmak için aşırı yeme eğilimini önlemek amacıyla fiziksel açlıkla duyguların neden olduğu açlık arasındaki farkı öğrenmeye çalışmak çok önemlidir.

Unutmayın ki sigarayı bırakmak ve sağlığınıza kavuşmak için en önemli neden kendinizsiniz. Bu geçiş döneminde kilo kontrolünü sağlamak amacıyla acıktığınızda ya da yeme ihtiyacı duyduğunuzda yöneldiğiniz besinlere dikkat edin.

Örneğin sıcak çikolata yerine süt içmeyi; tatlı yerine meyve yemeyi deneyebilirsiniz.

Kalorisi yüksek kuruyemişler yerine kuru meyveleri tercih edin. Evde ya da işyerinizdeki çekmecenizde enerji yoğunluğu yüksek besinlerden bulundurmayın.

Çay ve kahveyle birlikte canınız çok sigara istiyorsa taze sıkılmış meyve suyu ya da meyve özlü çay içmeyi tercih edin. Yemek yerken, porsiyon büyüklüklerini azaltın.

Küçük kase ve tabaklar kullanarak, porsiyonlarınızı küçültebilirsiniz. Sigarayı bırakma ile birlikte tat ve koku alma duyunuz iyileştiği için besinlerinizi yavaş tüketerek her lokmanın keyfini çıkarın.

Sigaranın vücutta neden olduğu zehirli maddelerin atılabilmesi için en iyi kaynak sudur.

Bu nedenle günde en az 2 litre su içilmelidir. Ayrıca, bu dönemde gerek psikolojik olarak rahatlamayı sağlamak gerekse de kilo alımını önlemek ve metabolizmayı hızlandırmak amacıyla fiziksel aktivitenin mutlaka arttırılması gerekmektedir.

Yapılan pek çok bilimsel araştırmada, sigara dumanındaki pek çok maddenin oksidan olarak etki gösterdiği, vücutta hücre hasarına neden olan ve bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen serbest radikal oluşumunu arttırdığı bildirilmektedir.

Bu nedenle sigara içenlerde vücudun savunma sisteminde antioksidan olarak görev yapan E, C vitaminleri ile A vitaminin ön maddesi B karotenin kandaki seviyeleri düşüktür.

Ayrıca, sigara içiminin bazı B grubu vitaminlerin düzeyini, özellikle de B12 vitaminini düşürdüğü de yapılan çalışmalarda bildirilmektedir.

Bu nedenle sigarayı bırakan bireylerde savunma sistemini güçlendirmek ve oluşan serbest radikallerin vücuda verdikleri hasarın vücut tarafından onarılmasına yardımcı olmak amacıyla antioksidan vitaminlerden zengin sebze ve meyve tüketiminin arttırılması gerekmektedir.

Posa içeriği yüksek olması nedeniyle sebze ve meyve tüketimi aynı zamanda sigarayı bırakan bireylerde görülen kabızlık şikayetlerinin giderilmesi açısından da yararlıdır.

Kabızlık şikayetlerinin azaltılması için, tam tahıl ürünleri ve kepekli ürünleri tercih etmek, kuru meyvelerden özellikle erik, incir ve kayısı tüketimini arttırmak, haftada en az 3 kere yarım saat kadar tempolu yürümek veya sabah kahvaltıdan önce 15 dakika boyunca karın kaslarının çalışmasını sağlamak kabızlık problemini önleyecektir."

Evde Kilo mu Alıyorsunuz?


Günlük 1600 kalori olan diyet, çikolata, tart, dondurma gibi tatlıları içeriyor. uygulayacağınız bu yöntemli 1 ayda 1 ila 3 kilo verebilirsiniz.

Her şeyi yiyerek hem kilo verip, hem de sağlık kazanabilirsiniz. Bunun yanı sıra günde en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Ağzınıza attığınız her lokmayı uzun uzun çiğnemeye de özen gösterin.

Günlük 1600 kalori içeren bu diyeti uygularken çikolata, dondurma ve bisküvi ya da tart gibi keyif veren gıdalardan ödün vermiyorsunuz ancak miktara dikkat etmeniz şartıyla. Ayda 1 ile 3 kilo kadar verebilirsiniz. Eğer daha fazla kilo vermek istiyorsanız günlük ekmek miktarını iki dilime indirip, tatlı ve çikolata yerine yoğurt ve meyve yemelisiniz.
Pazartesi
Kahvaltı: 1 bardak (250 gr) light süt, 2 dilim kızarmış ekmek
Ara: 1 muz
Öğle: 30 gr haşlanmış tavuk göğüs eti, 30 gr beyaz peynir, 1 domates, 2 siyah zeytin, 3 dal maydanoz, 1 çay kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 60 gr makarna; 300 gr limonlu karışık meyve salatası.
İkindi: 1 dilim kavun
Akşam: 1 domates, 30 gr ton balığı konservesi ve 60 gr pirinçle hazırlanmış pilav; 1 domates ilaveli150 gr roka salatası, 2 dilim kepekli ekmek.
Gece: 125 gr meyve ilaveli light yoğurt
Salı
Kahvaltı: 1 çay kaşığı bal ve 30 gr yulaf ezmesi ilaveli 1 bardak light sütAra: 125 gr meyve ilaveli yoğurt
Öğle: 3 domates ve 1 çay kaşığı zeytinyağı ile haşlanmış 300 gr taze fasulye, 1 katı yumurta, 2 dilim ekmek
İkindi: 2 şeftali
Akşam: 2 domates, 3 dal dereotu ilaveli 60 gr makarna, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli 200 gr ızgara sebze
Gece: 120 gr dondurma

Çarşamba
Sabah: 1 bardak (250 gr) light süt, 1 çay kaşığı bal, 2 dilim kızarmış ekmek
Ara: 3-4 kayısı
Öğle: 120 gr ızgara et, 3 haşlanmış patates
İkindi: 1 elma
Akşam: 100 gr soya fasulyesi, 60 gr havuç, 80 gr kabak, soğan ve nohut ilaveli karışık baklagil haşlama, 2 dilim kepekli ekmek
Gece: 50 gr sade çikolata
Perşembe
Sabah: Elma, havuç ve salatalık karışımı 1 bardak meyve suyu; 1 fincan çay veya kahve
Ara: 70 gr meyveli tart
Öğle: 3 domates, 3 dal dereotu, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 60 gr pirinç ilaveli pilav, limon suyu ilaveli roka salatası, 1 dilim ekmek
İkindi: 1 muz
Akşam: 150 gr ızgara balık, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli haşlanmış 2 patates, 1 dilim kepekli ekmek
Gece: 125 gr meyve ilaveli yoğurt
Cuma
Sabah: 1 çay kaşığı reçel, 2 dilim kızarmış ekmek, 1 bardak taze meyve suyu (elma, portakal veya havuç suyu olabilir)
Ara: 1 kase meyve ilaveli light yoğurt
Öğle: 50 gr haşlama et ve 4 dal maydanoz ilaveli 60 gr makarna, limonlu 200 gr yeşil salata
İkindi: 2 şeftali
Akşam: 100 gr beyaz peynir; 3 domates, 2 soğan, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ile hazırlanmış salata; 2 dilim kepekli ekmek
Gece: 50 gr sade çikolata

Cumartesi
Sabah: 1 bardak light süt, 3-4 diyet bisküvi
Ara: Elma, erik ve armut karışımı meyve suyu
Öğle: 1 kabak, 1 domates ve 25 gr tavuk eti ilaveli 60 gr makarna, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli 200 gr ızgara sebze, 2 dilim ekmek
İkindi: 3 kayısı
Akşam: 120 gr ızgara balık, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli haşlanmış 2 patates
Gece: 125 gr meyve ilaveli yoğurt
Pazar
Sabah: Müsli ilaveli 125 gr süzme yoğurt, 1 su bardağı (250 gr) taze meyve suyu
Ara: 1 muz
Öğle: 120 gr ızgara et; 1 domates, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 130 gr roka ilaveli salata
İkindi: 2 top meyveli dondurma
Akşam: 1 küçük sade pizza
Gece: 2-3 incir

Zayıflamanın Faydaları

-Uykusuzluk ve huzursuz uyuma düzelir.

-Tansiyon şikayetleri normale döner veya azalır.

-Horlama, nefes darlığı, çarpıntı, yorgunluk hissi ortadan kalkar.

-Mide şikayetleri tamamen ortadan kalkar veya hafifler.

-Eklem ağrıları, bacaklarda uyuşma ve karıncalanma gibi şikayetler ortadan kalkar veya hafifler.

-Kandaki yüksek kolesterol, lipid ve ürik asit seviyeleri normale veya normale yakın bir seviyeye iner.

-Cinsel isteksizlik ortadan kalkar.

-Bel , sırt ve diz ağrıları tamamen ortadan kalkar veya hafifler.

Sağlıklı Kilo Vermek

Sağlıklı kilo vermek dengeli beslenme ve doğru diyet programının uygulanmasına bağlıdır.Obezite veya aşırı kilo sorunu, insan vücudunun sağlığını tehlikeye sokacak miktarda fazla yağ birikimi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bir kişiye obez diyebilmemiz için vücudundaki yağ miktarını ve dağılımını tespit etmemiz gerekir.

Sağlıklı kilo vermek ve zayıflama nın en doğru şekli vücudumuzdaki yağ depolarının doğru diyet ile azaltılmasıdır. Bu da kişiye özel kalori kısıtlamaları ve egzersiz programları ile mümkün olmaktadır. Burada amaç kısa sürede fazla kilo vermek zayıflamak değil uzun vadede yavaş ama sağlıklı bir şekilde zayıflayarak ulaşılan kilo yu muhafaza etmemizdir. Bunun için gerekli olan şey yerleşmiş alışkanlıkları değiştirerek yeni bir yaşam tarzına uyum sağlamaktır . Yapmamız gereken öncelikle yağ ve kalori miktarı düşük sağlıklı bir beslenme programına başlamak ve aynı zamanda sağlıklı bir yaşamın ayrılmaz parçası olan egzersizle bunu tamamlamaktır. Sağlıklı kilo vermek ve zayıflama obeziteyle meydana gelen hastalıklarda(kalp ve damar hastalıkları,yüksek tansiyon,şeker hastalığı,kanda yüksek oranda yağ bulunması,solunum hastalıkları,eklem hastalıkları,inme,bazı kanser türleri) ciddi iyileşmeler sağlayacak ve yaşam süresini uzatacaktır
Sağlıklı kilo vermek için diyet döneminde yasak olanlar;

• Kızartma çeşitleri
• Kuruyemiş
• Patates cipsi
• Çikolata- ve şekerlemeler
•Hazır meyve suları ve meşrubatlar
• Kremalar
• Dondurma
• Yağlı kekler ve pastalar
• Hazır soslar

Sağlıklı kilo vermek için,Çay kahve gibi içecekler şekersiz tüketilmelidir en iyi diyet planı kabaca şöyle özetlenebilir: Meyve, sebze ve hububattan gelen karbonhidratlar et, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi protein içeren gıdalar dahil olmak üzere çok çeşitli yiyecekler yiyin. Vitaminler ve mineraller yediğimiz gıdaların hepsinde vardır. Diyet yapılırken her tür yağ miktarı azaltılmalıdır Diyetinizdeki karbonhidrat ve lif miktarını artttırmalısınız Obeziteyi yada şişmalığı tedavi edebilmek için çok yönlü bir yaklaşım gereklidir.Doğal İlaçlar sadece bunun önemli bir noktasıdır. Bununla birlikte yağı azaltılmış düşük kalorili bir diyet,düzenli egzersiz ve yaşam biçimini değiştirmeye yönelik davranış şekilleri geliştirmek gereklidir.

Diyet ve İştah Kontrolü

Diyet yapmak isteyip, iştahına engel olamayanlara önerilerde bulunan uzmanlar, gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu olduğunu belirtiyor.Diyet yapmak:Uzmanlara göre, yeme isteğinin kontrol altında tutulması, atıştırma krizinden kurtulmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelinmesi, bol bol su içilmesi, yiyeceklerin iyice çiğnenmesi ve güç gerektiren egzersizlerin yapılması gerekiyor.Beynin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgıladığını belirten uzmanlar, "Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız, tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz" ifadelerini kullanıyor.

Gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu olduğunu kaydeden uzmanlar, şöyle devam ediyor: "Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmenin, daha az miktarlarla yetinmeyi sağladığını bildiriyor. Sürekli aynı yemeği yeme, özellikle tadı hoşa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasının iptal olmasına yol açıyor. Ve bu sebeple de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz" tavsiyesinde bulunuyor."

Su içmenin, kişinin kendisini tok hissetmesi açısından önemli olduğunun da altını çizen uzmanlar, ayrıca vücut susuz kaldığında, çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderdiğini belirten uzmanlar, bol su içmenin, beden su istediği zamanlarda yemeğe yönelmeyi engelleyeceğini kaydediyor. Uzmanlar, yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmanın, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geldiğini ifade ediyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusunun da tatmin olduğunu vurgulayan uzmanlar, "Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj" ifadesini kullanıyor.

Uzmanlar, egzersizler zorlaştıkça vücut ısısının arttığını ve daha fazla kalori yakmaya başlandığını, bu durumun da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahın bastırılmasına sebep olduğunu bildiriyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmanın en mantıklısı olduğunu belirten uzmanlar, şöyle devam ediyor: "Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız."

Vejeteryan Diyetlerinin Sağlık Riskleri


Vejetaryen diyetlerin çoğu dikkatli düzenlendiği takdirde besin ögeleri yönünden yeterlidir. Özellikle vejeteryan diyet az da olsa bazı hayvansal besinleri içeriyorsa tüm besin ögelerini bu diyetle karşılamak mümkündür. Süt, peynir ve veya yumurta yiyen vejeteryanlarda hiç hayvansal besin yemeyenlere oranla besin ögesi yetersizliklerine çok az rastlanır. Ancak veganlar, fruvitaryanlar ve zen makrobiyotik diyet uygulayanlar protein, riboflavin, B12 vitamini, demir, kalsiyum ve çinkoyu yeterince alamayabilirler.

RİSK GRUPLARI
B12 vitamini yetersizliği yönünden riskli gruplardan biridir. Bu risk özellikle hayvansal besinleri hiç tüketmeyen veganlar için önem taşımaktadır. Laktovejetaryenler süt ve türevlerinden, laktoovovejetaryenler de bunlara ek olarak yumurtadan yeterli B12 vitamini almaktadırlar. Veganlarda genellikle serum total B12 vitamini düzeyleri bir miktar düşük olmasına karşın beklenenin aksine klinik ve biyokimyasal yetersizlik belirtilerine sık rastlanmaz. Bunun nedenlerinden biri gelişmiş ülkelerdeki veganların düzenli olarak vitamin B12 içeren multivitamin ilaçlarının kullanmalarıdır. Az gelişmiş ülkelerde ise diyete kontamine olan bakteriler B12 vitamini sentezleyerek alıma katkıda bulunmaktadırlar. Ayrıca vejetaryenlerde B12 vitamininin enterohepatik dolaşımının daha etkin olduğu, ince bağırsaklara safrayla ve besinlerden bakteri kontaminasyonu ile gelen vitaminin geri emiliminin yüzde 100 e kadar ulaştığı bildirilmektedir. Böylelikle yetersizliğin başlaması 20-30 yıla kadar uzamaktadır.
MİDE BOZUKLUKLARI
Vejetaryenlerde yetersizliği kolaylaştırabilecek en önemli faktör mide veya pankreas bozukluklarıdır. Bu durumda yetersizlik 1-3 yıl gibi daha kısa sürede ortaya çıkabilir. Vejetaryen annelerin bebeklerinde B12 vitamini yetersizliği görülebilir. Annenin sütündeki vitamin miktarı da oldukça düşüktür. Bebekler ilk 4 ay normal iken daha sonra uyuşukluk, hareketsizlik gibi yetersizlik belirtileri göstermeye başlarlar. Gelişme geriliği görülebilir. Anneye kobalamin verilmesi, sütün vitamin içeriğini de artırır. Bebeğe verilen kobalamin düzelme sağlar. Vejetaryen yetişkin ve çocuklarda dengeli bir diyet tüketildiği takdirde demir depoları bir miktar düşük olmasına karşın aşikar anemi omnivorlardan (hem hayvansal hem bitkisel yiyenlerden) farklılık göstermemektedir. Ancak Kanada ya göç etmiş laktoovovejetaryenlerde demir yetersizliği anemisi rapor edilmiştir. Bunda mayalandırılmamış tam buğday unundan yapılmış çapati, taninden zengin baharat ve çayların çok tüketilmesinin rolü olduğu belirtilmiştir.
ÇAY-KAHVE TÜKETİMİ
Vejetaryenlerde hem olmayan demirin emilimini artıran C vitamini kaynaklarının her öğünde ve yeterince alınması, emilimi azaltan çay kahve vb. içeceklerin aralarda tüketilmesi ve çok fazla içilmemesi, gebelikte ihtiyacın artması ve zayıflama diyetlerinde diyetle alınabilen miktarın düşük olması nedeniyle demir preparatlarının kullanılması, demir emilimini bozan antiasit gibi ilaçların kullanımına dikkat edilmesi durumunda aynen omnivorlarda olduğu gibi demir yetersizliği anemisinden korunmak mümkün olmaktadır.

Meşhur Diyetin Tarihçesi

Yüzyıllar önce dolgun hatlara sahip olanlar 'güzel' bulunurken, bugün ince ve yağsız vücut bir koşul haline geldi.

Cinsiyet ayrımı gözetmeksizin zayıf olma tutkusu herkesi etkisi altına aldı ve diyet listeleri ile baş başa bıraktı. Oysa risk çok büyük!Dünya podyumlarında fırtına gibi esen modellerin sıfır beden olması geçen yıldan itibaren büyük tartışmalara yol açmış; bir kadının fiziksel güzelliğinin hangi bedende standart kazanması gerektiği dünya genelinde büyük tartışmalara yol açmıştı.Gerek podyum dünyasından, gerekse kağıt bebeklere özenen genç kızlar arasından ölümle sonuçlanan vakaların görülmesi, bu tartışmaları daha da alevlendirmişti. Sıfır beden bir vücuda sahip olmak için yapılan diyetler, vücudun iflas etmesine neden olunca bu diyetler yeniden mercek altına alınmıştı... Araştırmalar sonucunda; birkaç beden incelten, beslenme alışkınlıklarını değiştirme iddiasında olan diyetlerin bile bir süre sonra kişiye daha da çok kilo aldırdığı ortaya çıktı.Geo dergisi de, 2007'nin ilk sayısında 'Diyetler Neden Şişmanlatır' konulu bir dosya çalışması yayımladı. Diyetin tarihçesinden günümüze kadar olan gelişiminin ve ne gibi etkiler yarattığının anlatıldığı dosyada, dünyada kabul gören farklı diyetler de tek tek değerlendiriliyor. İşte Antik Yunan'a kadar uzanan, özellikle kadınların en az makyaj ve giyim trendleri kadar konuştuğu diyet hakkında bilinmesi gerekenler...Antik Yunan’dan günümüzeDiyet, Antik Yunan'da 'diaita' (yaşam tarzı) anlamına geliyordu. Epikuros ve Pythagoras gibi filozoflar ve daha sonraları Galenos gibi doktorlar; vücut üzerinde etki yapan sürekli bir güçler dengesini savundu. Buna göre her aşırı uç zararlı sayıldı. Çünkü gut gibi hastalıklar, oburluk sonucunda sadece zenginlerde ortaya çıkıyordu. Yıllar geçtikçe, farklı öneriler ve farklı yeme alışkanlıkları önerileri ortaya atılmaya başlandı. Örneğin doktor Christoph Wilhelm Hufeland 1800'lü yıllarda; ancak dengeli yemek, yani makrobiyotik sayesinde uzun bir yaşam sürülebileceğini öneriyordu.

Lifli maddeleri muhafaza etmek için yandaşlarına unu tamamen öğütmemeyi tavsiye eden Amerikalı papaz Sylvester Graham ise aynı dönemlerde doğal besinlerin yanı sıra, gübrelenmemiş meyve ve sebzeleri tüketmeyi önerdi. Çok geçmeden enerji bilançosuna ilişkin ilk bilimsel incelemeler yapıldı. Hekim Carl Voit 1900'lü yıllara doğru bir insanın ortalama yağ, protein ve karbonhidrat tüketimini araştırıp ilk beslenme normunu ortaya attı. Bundan sonra bilim adamları besin maddelerinin enerji değerini hesapladı; öyle ki çok geçmeden herkes kalorileri sayabilir hale geldi.1900-1920 arasında ilk tıbbi kilo cetvelleri ortaya çıktı. Giysiler için konfeksiyon beden uygulaması kullanılmaya başlandı. Böylece endüstriyel normlar yeni bir insan imajına damgasını vurdu. 1960'larda ABD Tarım Bakanlığı, Amerikalılar'dan hayvansal yağlar yerine bitkisel olanları tüketmelerini istedi. Araştırmalar; hayvansal ürünlerde bulunan doymuş yağ asitlerinin kolesterol oranını yükselttiğini; sebze ve balıkta bulunan doymamış yağ asitlerinin ise kolesterolü düşürdüğünü göstermişti.Devletin tavsiyesi etkili oldu; 1970 ve 80'li yıllarda ABD'de koroner kalp hastalıklarının oranı yarı yarıya indi. Onlarca yıldır beslenme uzmanları, diyet önerileri ve gıda maddesi piramitleriyle insanlara kilolarını nasıl dengeleyebileceklerini öğretmeye çalışıyor. Peki tüm bu kalori saymalar ve diyet önerileri yanlış mı?Hastalığa giden yolZayıflamak; teoride olduğu gibi, pratikte hiç de kolay değil. Diyetlerle kişiye ya ihtiyacı olandan daha az kalori verdiriliyor ya da gereğinden fazla hareket ettirilerek enerji harcatılıyor. Günümüzde ise çoğu insan daha fazla hareket etmek yerine, az yemek yemeği seçiyor.Bir-iki haftada, hatta günde olabildiğince fazla kilo kaybına dayanan; lahana çorbası ya da ananas diyeti gibi tek taraflı programlar, uzmanlarca kabul görmüyor. Dengeli bir beslenme tarzını destekleyen zayıflama programları; örneğin Weight Watchers Diyeti, uzmanlara göre vücuda yük olmuyor. Ancak sürekli bir beslenme değişikliğine gidilmedikçe onların da etkisi uzun sürmüyor. Peki diyetler neden sağlık için risk taşıyor?Sık yapılan diyetler, insanın kilosunu kafaya takarak, toplumun dayattığı bir vücut ideali gütmesine yol açabiliyor. Bu da diyetleri beslenme bozuklukları, özellikle de anoreksi (zayıflık hastalığı) ve blumi (yediklerini kusma) için başlangıç haline getiriyor. Bunlar, özellikle genç kadınların ruhsal ve bedensel sağlığı için büyük risk oluşturuyor.Tedavi edilmezse çok önemli bedensel ve psikososyal sonuçları olan anoreksia'da yüksek ölüm oranlarına varan sürekli bir takıntı tehlikesi başgösteriyor. İşte bunun için uzmanlar, görünüşünden mutsuz olan kişinin, diyetisyene değil terapiste gitmesi gerektiğini söyler...

Kilonuza Dikkat Etmenin Vakti Geçmiş Değil

15 kilo fazlalığıniz varsa kalp hastalığı, şeker hastalığı, safra kesesi bozuklukları ve artrit riskinizin çarpıcı bir şekilde arttığını doktorlar uzun zamandır biliyor.
1987 yılında, 15 kg'ın üstünde kilo verip de bu kiloyu en az beş yıl koruyabilenler üzerinde yapılan bir incelemede bu başarıyı sağlayan en etkin stratejinin kalorileri kısıp fizikî hareketliliği önemli ölçüde arttırmak olduğu görüldü. Halbuki, kilo vermeğe çalışanların ancak %20'si diyetle birlikte günlüğe yakin sıklıkta egzersiz yapıyorlar.
15 kg vermeyi düsünemiyor musunuz? Araştırmalar, 5 kg verenlerin bile tansiyonlarının - normale gelmese bile- düstüğünü ve bazı durumlarda şeker hastalığına yakalanma riskinin azaldığını gösteriyor. Hedef, haftada bir kg civarında kilo vermektir. Bu tempoda vücut, metabolik termostatini açlık seviyelerine düşürmez. (Çelişkiye bakın ki, çok hızlı kilo vermek, safra taşı tesekkülü tehlikesini arttırmaktadır.) Bu derece yavaş bir zayıflama rejiminin bile, orta yogunlukta ağırlık kaldırma egzersizleriyle birlikte yürütülmediği takdirde, yağın yanında kas kaybına da sebep oldugu gösterilmiştir.
5 kg vermenizi istemek de mi çok? O halde hiç olmazsa daha fazla kilo almayın. Gerçekten ABD nüfusunun o kadar büyük bür kesimi fazla kilolu ki, geçen yıl Amerikan Kalp Dernegi, sadece fazla kiloluların kilo vermesini teşvik yerine, yetişkinlerin kilolarını muhafaza etmelerini vurgulamaya karar verdi. Tabi bunu yapmak yaş ilerledikçe zorlasır. Çoğumuz için çözüm, hem kalp, hem de iskelet kaslarını güçlendiren egzersizler yaparken, yediğimize makul sınırlar koymaktır.

Yaz Diyeti İle Kususrsuz Bronzluk

Bu diyette yok yok... Zengin içeriği ile cildiniz ışıltılı bir görünüme kavuşacak, güneşin zararlı etkilerine karşı güçlenip altın renginde bir bronzluğa zemin hazırlayacak, vücudunuzu toksinlerden arındırıp şişkinlik sorunlarınızı giderecek. Üstelik bir ay içinde 4-6 kilo da verebileceksiniz.

Antioksidanlar
Zararlı güneş ışınları cildin erken yaşlanmasında en büyük etkenlerden biri. Sağlıksız bir bronzlaşma, yaşlanmayı hızlandıran ve pek çok hastalığa yol açan serbest radikallerin işlevini artırıyor. Bronzluk geçince ciltte onarılması imkansız kırışıklıklar ortaya çıkıyor. Bunu önlemek için özellikle güneşe çıkmadan bir ay önce antioksidan etkili besinleri sofranızdan eksik etmeyin. Bu besinler cildin elastikiyetini artırıp sıkılaşmasını sağlıyor ve serbest radikallerle savaşarak yaşlanmayı geciktiriyor. Nedir bu antioksidan besinler? E vitaminli besinler (zeytinyağı, sıvıyağ, fındık), çinko (et, deniz ürünleri, baklagiller), bakır (ceviz, kayısı, tahıllar), selenyum (balık, tahıllar, soğan), C vitamini (domates, yeşil yapraklı sebzeler, çilek), flavonoid (orman meyveleri, erik, kayısı, kavun) ve likopen (domates, karpuz, çilek).

Betakarotenler
Kavuniçi ve sarı renkli besinler (havuç, kayısı, şeftali, kavun, sarı biber) ile koyu yeşil yapraklı besinler (ıspanak, semizotu, roka, pazı, kara lahana, maydanoz) zengin birer betakaroten kaynağı. Karpuz ve yeşil biber de betakaroten açısından zengin besinler. Betakaroten maddesi epidermin içinde üst üste birikerek zararlı güneş ışınlarına karşı doğal bir kalkan oluşturuyor. Tıpkı doğal bir güneş filtresi gibi cildi güneş yanıklarından ve cilt kanserinden koruyor. Betakarotenin bir diğer görevi de, uzun süre güneş ışınlarına maruz kalan cilde kusursuz ve kalıcı bir bronzluk kazandırmak. Cildinizi güneşe hazırlamak için yazın ilk günlerinde bol betakarotenli besinler yiyin.

Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri
Sıcak havalarda vücut aşırı terleme ile bol sıvı kaybeder. Cilt bu durumdan etkilenerek kurumaya, pul pul dökülmeye ve matlaşmaya başlar. Cildin elastikiyetini korumak için kolajen üretimini artırmak gerekiyor. Bunun için Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerini içeren besinleri yemek yararlı. Bu yağ asitleri cildin derinlemesine nemlenmesini sağlayarak kurumasını dolayısıyla erken yaşlanmasını önlüyor. Omega-3 en çok balık, deniz ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, ceviz ve fındıkta bulunuyor. Omega-6 ise ayçiçek yağı, hodan, ceviz ve fındıkta bulunuyor. Domates de nemlendirici özellikler içerip kalıcı bir bronzluk sağlıyor. Eğer cildiniz sağlıksız ve mat görünüyorsa diyeti aynen uygulayın ama meyve suyu miktarını dörde katlayın. Kahvaltıda havuç ve portakal karışımı meyve suyu; ara öğünde greyfurt suyu; ikindide kayısı suyu ve akşam öğününden önce birkaç damla limon suyu ilaveli domates suyu için.

PAZARTESİ
Yataktan kalkınca yarım limon suyu ilave edilmiş yarım bardak ılık su.Kahvaltı: 2 kayısı, 4 fındık ilaveli125 gr light yoğurt, 1 fincan ısırgan otu çayıAra öğün: 1 bardak meyve suyu (1 havuç,1 elma ve 3-4 çilek karışımı) Öğle: Fırında Akdeniz usulü makarna, 250 gr haşlanmış sebzeAkşam: Izgara balık, roka salatası, 2 ince dilim (60 gr) kepekli ekmekGece: 1 çay kaşığı bal ilave edilmişyarım bardak ılık su
SALI
Yataktan kalkınca yarım limon suyu ilave edilmiş yarım bardak ılık suKahvaltı: 30 gr meyveli müsli, 125 gr light yoğurt, 1 fincan rezene çayıAra öğün: 1 bardak meyve suyu(1 havuç, 3 kayısı, 3 kiraz karışımı)Öğle: Fırında sebzeli balık, limon suyu ilave edilmiş 250 gr havuç salatasıAkşam: 100 gr ızgara et, 200 gr marul, 2 dilim (60 gr) kepekli ekmekGece: 1 çay kaşığı bal ilave edilmişyarım bardak ılık su
ÇARŞAMBA
Yataktan kalkınca yarım limon suyu ilave edilmiş yarım bardak ılık suKahvaltı: 3 kayısı, 2 ceviz ilaveli 125 gr light yoğurt, 1 fincan akdiken otu çayıAra öğün: 1 bardak meyve suyu (1 greyfurt, 1 elma, 2 havuç karışımı) Öğle: 100 gr kabak soteli 80 gr pilav, salata (1 salatalık, 1 domates, 200 gr marul) Akşam: 100 gr rendelenmiş peynir ilaveli 250 gr karışık sebze sote , 2 ince dilim (60 gr) ekmekGece: 1 çay kaşığı bal ilave edilmiş yarım bardak ılık su
PERŞEMBE
Yataktan kalkınca yarım limon suyu ilave edilmiş yarım bardak ılık suKahvaltı: 30 gr meyveli müsli, 2 fındık ilaveli 125 gr light yoğurt, 1 fincan anason çayıAra öğün: 1 bardak meyve suyu (1 havuç ve 100 gr çilek karışımı) Öğle: 100 gr domatesle hazırlanmış soslu 100 gr haşlanmış makarna, havuçlu salataAkşam: Izgara balık, çoban salatası, 2 dilim (60 gr) kepekli ekmekGece: 1 çay kaşığı bal ilave edilmiş yarım bardak ılık su
CUMA
Yataktan kalkınca yarım limon suyu ilave edilmiş yarım bardak ılık suKahvaltı: 2-3 kiraz, 2 kayısı ve 4 fındık ilaveli 125 gr light yoğurt, 1 fincan nane çayıAra öğün: 1 bardak meyve suyu (1 havuç, 1 armut, 4 erik, 1 kivi karışımı) Öğle: 200 gr balık buğulama, 250 gr salata (roka, marul, kıvırcık salata, domates)Akşam: Havuçlu sufle, 1 domates ve salatalık ilaveli 250 gr semizotu salatasıGece: 1 çay kaşığı bal ilave edilmiş yarım bardak ılık su
CUMARTESİ
Yataktan kalkınca yarım limon suyu ilave edilmiş yarım bardak ılık su Kahvaltı: 6 çilek, 25 gr müsli ve 3 ceviz içi ilaveli 125 gr light yoğurt, 1 fincan ebegümeci çayıAra öğün: 1 bardak meyve suyu(1 havuç, 1 kivi, 5 kiraz, 1 armut karışımı) Öğle: 80 gr domatesli pilav, 150 gr közlenmiş kabak ve biber, 1 dilim kayısılı tartAkşam: 50 gr rendelenmiş kaşarpeyniri ilaveli domates çorbası, 1 katı yumurta, 250 gr karışık salata, 2 dilim (60 gr) kepekli ekmekGece: 1 çay kaşığı bal ilave edilmiş yarım bardak ılık su
PAZAR
Yataktan kalkınca yarım limon suyu ilave edilmiş yarım bardak ılık suKahvaltı: 3 kayısı, 4 kiraz ve 3 ceviz içi ilave edilmiş 125 gr light yoğurt, 1 fincan mine çiçeği çayıAra öğün: 1 bardak karışık meyve suyu(1 havuç, 1 greyfurt, 1 elma karışımı)Öğle: 80 gr domatesli makarna, yoğurt soslu armutAkşam: 200 gr havuçlu dana et, domates salatası, 2 dilim (60 gr) ekmekGece: 1 çay kaşığı bal ilave edilmiş yarım bardak ılık su

BU DİYETİN YARARLARI
* Diyet günde 1300-1400 kalori içeriyor. Vücudun su tutmasını önleyip, şişkinliği gideriyor ve toksinlerden arındırıyor. Ayda 4 ile 6 kilo verilebiliyor. Vücudun günlük gereksinimi olan her türlü besinsel değeri içeriyor.* Cilt dostu besinler cildi içerden besleyerek temizliyor. Güçlendirerek güneşin zararlı etkilerinden koruyor ve kusursuz bronzluk için ideal bir zemin hazırlıyor. Bronzluğun kalıcılığını artırıyor.* Cildin yaşlanmasını geciktirerek ipeksi bir yumuşaklığa kavuşmasını sağlıyor. Bronzlaşmak istemeyenlerin cildi güneşten korumak ve kırışıklıkların oluşumunu engellemek için diyeti belli aralıklarla uygulamalarında yarar var.